The Guardian’dan Ms uzerine bir [...]
|
|||
|
The Guardian’dan Ms uzerine bir [...] Hürriyet Şu “bayan” sözcüğü sizi de “bay”madı mı? Kadınlara ısrarla “bayan” denmesi sizi de feci halde sıkmıyor mu? Beni sıkıyor. Sadece beni değil, tanıdığım bütün kadınları sıkıyor. Birincisi, Türkçe olarak doğru değil, çünkü bayan “cinsiyeti” ifade etmiyor, “erkek”in karşılığı anlamına gelmiyor. Sadece bir hitap şekli, bir ünvan… Bir “kadın”ın adını diplomasiye uygun olarak ya da sadece kibarca dile getirmek istiyorsanız, “Bayan Filanca Falanoğlu”, diyorsunuz (Genelde …oğlu diye bitiyor ama olsun, o başka yazı konusu). Aynı şeyi bir erkek için yapmanız gerektiğinde de “Bay”la başlıyorsunuz. O kadar. İngilizce’deki Miss, Mistress-Mister, Lady, Fransızca’daki Madam-Mösyö gibi… Siz hiç kadın kelimesi yerine İngilizlerin Miss, Fransızların Madam dediğini duydunuz mu? İngilizler “Bayanlar ve Baylar” (Ladies and gentlemen) diyor, bir hitap şekli olarak ama Men and Ladies (Erkekler ve bayanlar) demiyor. Biz hep birlikte diyoruz da diyoruz. Hürriyet KADINLARLA ilgili küçük bir test yapalım.Kadın olsanız, cinsiyetinizden hangi kelimeyle söz edilmesi hoşunuza giderdi: “Bayan” veya “hanım” mı? Yoksa; “kadın” mı? Benim çevremde erkeklerin çoğu “kadın” kelimesini kullanmaya çekinir. Çünkü onlara, bu kelimede “aşağılayıcı” bir anlam varmış gibi gelir. Keza “karı” kelimesi yerine de “eş” demeyi tercih ederler. Muhafazakár kesimin modern erkekleri de “kadın” kelimesinden kaçınır. Geriye kalan iki kelimeden hangisinin kullanılacağı konusunda muhafazakár kesimle muhafazakár olmayan kesimin erkekleri arasında bir terminoloji farkı vardır. Muhafazakár olmayan çevrenin erkekleri “bayan” kelimesini tercih ederken, muhafazakár kesim “hanım”ı daha çok sever. [...] [...]
Hürriyet Evet, üç işlevli şişme bayan… Kadınlara, “bayan” diye seslenmenin daha ince olduğunu düşünenlere söylüyorum. İnternetteki seks shoplarda şişme bebekler bu isim altında satılıyor. Ayrıca bayan azdırıcı damla, bayan arama motoru, bayan eskort, bayanuyarici.com da var. Şu kadın-bayan çatışması çok tartışıldı ama hálá çözüme kavuşturulamadı. İşte, “bayan cinsiyet belirtmez, bayın karşılığı bayandır, erkeğin karşılığı da kadın, bay voleybol takımı var mı ki, bayan voleybol takımı olsun” diye uzayıp giden tartışma. Ertuğrul Özkök’ün “Size ‘bayan’ diyebilir miyim” başlıklı yazısından sonra forumlardaki yorumlara baktım, tartışma aynı kavrayış içinde sürüyor. Kadınlar ısrarlı bir şekilde “bayan”a karşı çıkıyor, özellikle TV’lerde kadınların kendilerinden bayan diye bahsedilmesine ifrit oluyor. Ama bir de zar problemi olan kesim var. Kadın sözcüğünün “zar”sızlığı çağrıştıracağından feci şekilde korkuyorlar. Kocalarının sürekli “kadın, ne zaman yemek yenilecek” cinsinden çıkışlar yapmasından daralan kadınlar da “bayan”a sığınıyor. Ama o tartışmalar arasında şu çözüm formülüne çok nadir rastlıyorum: Hanımefendiler, beyefendiler… Radikal Cumartesi İnsan hafif o yöne vermişse kendini, hayatta bir sürü duruma, insana karşı empati geliştirebiliyor. Onu anla, bunu anla, derken ipin ucu kaçırmış bir noktada buluyorsunuz kendinizi. Sistematik artışı, hayatıma basın bültenlerinin girdiği zaman dilimi içinde şahsen tecrübe etsem de, yeni bir durum da var: Krizle birlikte yılbaşı olsun, sevgililer günü olsun sözde mühim hediyeleşme mevsimlerinde bu bülten akışları azıtıyor, feci sapıtıyor, zaptedilemiyor artık. En yakın vesile 8 Mart Dünya Kadınlar, daha da doğrusu Emekçi Kadınlar Günü. Radikal Milli eğitimimiz başından beri suç ve cezanın sularında seyretmiştir. Orman Kibarlığının Son Noktası: Bebek Bayan mı? Gazete Vatan Sabaha karşı kadın doğum doktoru arkadaşımdan mesaj geldi: “Yaw bunu sana yazmasam olmaz! Nöbetteyim, muayeneye gelen bir hamile hastanın sorduğu soru: ‘Bebek bayan mı?’” Yatakta on dakika güldükten sonra ancak yeniden uykuya dalabildim. Vay be dedim. Halkımız kibarlıkta sınır tanımıyor! Sokakta yürürken üstüne çıkar, sırada beklerken gelir önüne geçer, seni biraz değişik bulduysa diker gözlerini bakar, ısrarla “siz” dersin, o da ısrarla “sen” der, cumartesi, pazar, sabahın beşi, gecenin on ikisi hiç ayırmaz, tepende saatlerce elektrikli süpürge gezdirir… Ama aynı kişi “kibarlıktan” bayan der.. Ve hatta kendi doğmamış öz çocuğuna bile ‘kız’ diyemez, bayan m diye sorar… Bebek bayan mıymış… Evet “bayan” canım. Öyle bir “bayacak” ki, bu lafı ettiğine edeceğine pişman olacaksın… Ben en son, erotik eşyalar satan dükkanın kapısında yazan “Şişme bayan bulunur” lafında kalmıştım. Hadisenin zirve noktası bu idi sanırım. Sonrasında duyduğum “Hanımefendi mesleğiniz nedir?” “Ev bayanıyım” diyoloğu ile bile beni o kadar etkilememişti. |
|||
|
Copyright © 2010 "Bayan" olmayan KADINLAR! - All Rights Reserved |
|||